Gelişimi giderek hızlanan yapay zeka teknolojisinin insanlar üzerinde yarattığı en gerçekçi korku işsizlik olsa gerek. Peki bu varsayımın bilimsel bir altyapısı ve doğruluk payı gerçekten var mı?

Dr. Carl Benedikt Frey’in 2013 yılında yaptığı tahmin, ABD’deki çalışanların %47’sinin gelecek 20 yıl içinde risk altında olduğunu öngörmüştü.

Bu tahmin yakın zamanlarda McKinsey & Company tarafından da doğrulandı. Yani birçoğumuz işlerimizi yapay zekaya veya 3-D yazıcılar gibi yeni teknolojilere kaptırmak üzereyiz. Kimi uzmanlar yeni teknolojilerin yeni işler üreteceği konusunda umutlu olsa da uzmanların çoğu bu konuda karamsar görüşlere sahip.

Peki bu konuya karşılık sosyal politika uzmanları ne gibi bir önlem öngörüyor? Şu zaman kadar sunulan en ciddi önlem önerisi evrensel ve koşulsuz bir asgari ücret ödemesi oldu. Şu anda var olan asgari ücret anlayışının esin kaynağı olan Thomas Paine’nin asıl fikri olan bu koşulsuz asgari ücret fikri sosyal devlet özelliği taşıyan Hollanda, Kanada, Fransa gibi ülkelerde hızla yayılmaktadır. Peki başarılı olabilecek mi?

Bu fikir son 10 yılda Hollanda’daki en dikkat çekici olmak üzere, sekiz ülkede küçük gruplar üstünde denendi. Gelen sonuçlarsa sevindirici görünüyor. Stres yüklü işlerden daha birey bazlı işlere yönelen denekler, fiziksel ve zihinsel sağlık konusunda, eğitim konusunda ve aile politikaları konusunda çok daha olumlu sonuçlar verdiler.

Özetlemek gerekirse, yüksek olasılıkla işlerimiz “çalınacak”; fakat bunun bir felaket mi yoksa insanlığı çok daha iyi koşullara götüren bir olgu mu olduğuna ise sosyal politikalar karar verecek gibi duruyor.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap