Başlattığı savaşla dünyada büyük bir yıkımın kapısını aralayan Hitler, psikanalist Freud, Yugoslavya’nın ünlü başkanı Tito, Stalin ve Troçki birbirlerinden habersiz de olsa bir dönem Viyana’da bir arada yaşamışlar.

Troçki, Stalin’i yazıyor

1913 yılının Ocak ayında, pasaportunda Stavros Papadopoulos yazan bir adam Krakow’dan Viyana’ya giden trene binerek, gerçek kimliğini saklamak için ülkesinden kaçıyordu.

Troçki, genç bir aydın olarak Viyana’da bulunmaktaydı

Rus aydını, yazar, ve o dönem radikal Rus gazetesi Pravda’da yazan bu adamın adı Lev Troçki’de trenden inen bu adamı fark edip hakkında şunları yazmıştı;

Bir masada oturup işlerimi halletmeye çalışırken, kapının açılıp içeriye tanımadığım bir adamın girdiğini gördüm. Kısa boylu, ince yapılı bu adamın bıyıklarını fark etmemek elde değildi

Tarif ettiği Stavros Papadopoulos ise tahmin edilebileceği üzere Josef Stalin’di.

Freud, Tito ve Hitler de Viyana’daydı

Viyana’da 1913 yılında bir arada yaşadığından habersiz olan insanlardan biri de Sigmund Freud’du. Psikoloji alanında yaptığı çalışmalarla, bu alanın baştan aşağı şekillenmesini sağlayan Freud, o yıl bu Stalin ve Troçki’nin aksine çoktan Viyana’da yaşayanlar arasında yerini almış ve şehrin Bergesse adlı bölgesindeki yazıhanesinde çalışmalar yapıyordu.

Viyana’da yaşayan beşlinin gitmeyi sevdiği kafelerin haritadaki yerleri

Josip Broz, bildiğimiz adıyla Yugoslavya’nın ünlü lideri Mareşal Tito ise güney Viyana’da yer alan Wiener Neustadt adlı kasabada Daimler otomobil fabrikasında çalışıyordu.

Avusturya’nın kuzey batısından Viyana’ya güzel sanatlar okumak için gelen Adolf ise akademiden iki kez şansını denedikten sonra Tuna Nehri yakınlarında bir pansiyonda kalmaya başlamıştı.

Viyana kafelerinde karşılaşmış olmaları muhtemel

1913 yılında Viyana, 15 ulustan oluşan ve 50 milyonluk Avusturya- Macaristan İmparatorluğu’nun bir parçasıydı. Bu benzersiz topluluk kendi kültürel çatısını oluşturarak Viyana’da çok sesli bir ortam hazırladı.

Bu sesin en iyi duyulduğu mekanların başında ise kahveler geliyordu. Viyana’yı kahveyle tanıştıran Osmanlı İmparatorluğu, 1863 yılında Viyana Kuşatması’nda bölgede bıraktığı kahve çekirdekleriyle Viyana’yla kahveyi tanıştırmış oldu.

Freud’un en sevdiği kahve olan Cafe Landtmann hala şehrin bilinen bulvarlarından birinde yer alırken, Troçki ve Hitler’in uğrak yerlerinden olan Cafe Central bu kafeye kısa bir mesafe uzaklıkta bulunuyor.

Freud’un favorilerinden Cafe Landtmann hala hizmet vermeye devam ediyor

Daha sonra imparatorluğun dağılmasıyla birlikte Viyana’daki entelektüel ortamı da büyük zarar gördü. 1918 yılında ayrılan imparatorluk sonrası Hitler, Stalin, Troçki ve Tito kendi yollarını çizerek dünya tarihini etkileyeceklerinden habersiz kariyerlerine devam ettiler.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap