Kimilerine göre dünyayı mahveden, kimilerine göre ise insanlığın ilerleyişini hızlandıran “tüketim çılgınlığı”nın nasıl doğduğunu hiç düşündünüz mü? Büyük dayısı Sigmund Freud’un psikanalitik kuramlarını kullanarak dünyayı değiştiren Edward Bernays’ın hikayesi sorularınıza cevap verebilir.

Modern halkla ilişkiler mesleğinin babası sayılan Bernays, kitle psikolojisi ve ikna yöntemleri kullanarak ihtiyaca dayanan tüketimi, ihtiyaç-dışı sürekli bir tüketime dönüşmüştür.

Bunun en basit örneklerinden biri, temel Amerikan kahvaltısı olarak bilinen domuz pastırması ve yumurtayı, kahvaltı etmenin sağlık üstündeki olumlu etkilerini aktarma yoluyla bizzat kendisinin yaygınlaştırmasıdır.

Amerikan toplumunun ihtiyaç kültüründen, arz kültürüne geçişinin mimarı olan Bernays, Procter&Gamble adlı şirkette 30 yıl boyunca çalışmış ve firmanın birçok halkla ilişkiler kampanyasını organize etmiştir.

Bunların en bilineni, Ivory sabunlarının üretiminde yapılan bir hata sonucu suda batmamasını avantaja çevirmesidir. Hedef kitle olarak çocukları seçen Bernays, 22 milyon okul çocuğunun katıldığı sabundan minyatür heykel yarışması düzenlemiştir.

Daha sonra markanın sponsorluğunda sabundan heykelcik sergileri organize etmiştir. Bunlarla yetinmeyen Bernays, New York Central Park’ın içinde bulunan gölette ilkokullar arası sabundan kayık yarışması düzenleyerek basının büyük ilgisini çekmiştir.


Bernays’in en ilginç çalışmalarından bir diğeri de sigara markası Lucky Strike için yaptığı akıl almaz kampanyadır. Kadınların sigara tüketimini psikolojik ölçekte incelemiş ve kadınların toplum içinde sigara içmeyi, erkeklerle eşit statü sahibi olmakla bağdaştırdığını fark etmiş.

Bu dönemde kadın hakları savunucularının da desteğiyle kadınların en işlek bölgelerde sigara içmesini örgütlemiş ve kadınlar arasında sigara tüketimini teşvik etmiştir. Buraya kadar Bernays için olağan bir kampanya olarak görülebilir; fakat kadınların sigaraya teşviki Lucky Strike markasını tercih etmelerine yeterli olmamıştır.

Bu durumun sebebini paketlerin yeşil renginin dönemin kadın modasıyla uyumsuzluğu olarak belirlemiş ve yeşili moda haline getirme yoluna gitmiştir. Bunun için seçtiği yöntem gerçekten şaşırtıcıdır, New York’un önde gelen kadınlarının katıldıkları bir “yeşil balo” düzenlemiştir.


Sadece ABD değil, tüm dünyada aslında bir kültür devrimi yapmış olan Bernays’in az bilinmesinin ilginç bir durum olmasının yanında, propaganda sözcüğünün yaratacağı negatif etkileri “halkla ilişkiler” olarak kurmasının etik yönü ise tartışmalı bir konudur. Gerçek bir algı uzmanlığı olan bu mesleği yasal bir dolandırıcılık olarak görmek veya kaçınılmaz bir faydacılık olarak görmek ise tamamen size kalmış.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap