Arka planda yumuşak bir şekilde Bach çalarken rahatça sohbet etmek, öğle tatillerinde arkadaşlarla ve aileyle birlikte vakit geçirmek, elma şarabı ya da sıcak çikolata içerken bir yandan lezzetli, doğal mezeler yemek… Dünyanın en yumuşak koltuğunda kıvrılıp tüm gün boyunca favori kitabınızı okumak… Kokulu mumlarınızı yakıp odanızda ferahlatıcı ve sakinleştirici kokuların yayılışını izlemek…

Bütün bu keyifli aktivitelerin hepsi Danimarkaca bir terim olan “hygge”i ifade ediyor. Hygge terimi tam olarak çevrilmeye müsait değil ama daha çok ‘rahatlık’, ‘samimiyet’, ‘huzur’ gibi hislerin ortak bileşenini temsil ediyor.

_85804889_thinkstockphotos-453196619

Danimarka’da üç yılını geçirmiş bir yazar terimi “rahatsız edici ya da duygusal açıdan ezici herhangi bir şeyin yokluğunda yatıştırıcı ve zarif şeylerden keyif almak” olarak tanımlıyor. “Hue-gah” olarak telaffuz edilen kelime daha az sigara ve daha fazla mum ile hayatın sefasını sürme olarak da güzide dilimize çevrilebilir.

5240

Hygee her ne kadar Danimarka kültürüne işlemiş olsa da bir gelenekten ziyade bir yaşam tarzı olarak görülebilir. Bu arada şunu da hatırlatmakta fayda var. Birleşmiş Milletler raporuna göre Danimarka, İsviçre, İzlanda, Norveç ve Kanada ile birlikte dünyanın en mutlu beş ülkesinden biri.

hygge-table

“Klasik Hygge” aşırı rahat bir odada vakit harcamak olarak görülse de, yemek ya da müzik dinletisi gibi dış aktivitelerde de bu deneyimi tecrübe etmek mümkün. Hygge bazen güneş altında bir fincan kahve yudumlarken bile deneyimlenecek kadar da ulaşılması basit bir zevk. Ancak, eğer klasik hygge’i deneyimlemek istiyorsanız bundan daha fazlasına ihtiyacınız olacak. Mesela bol proteinli gıdalar, organik sebzeler, birkaç kokulu mum ve en yakınınızdaki samimi dostlarınız… Elbette arka plandan işleyen birazcık Bach’ın da kimseye bir zararı dokunmayacağını söyleyebiliriz.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap