Bir zamanlar pazarlama denildiğinde hepimizin aklına, markaların ürünlerini tanıtıp tüketiciye sundukları satış odaklı pazarlama geliyordu. Her yeni reklamla tanıtılan yeni ürünün, “sınıfının en iyisi” olduğu iddia ediliyor ve ürüne dair önemli olduğu düşünülen bütün özellikler, reklamlar aracılığıyla tanıtılıyordu.

Fakat bütün bu reklam stratejilerinin etkileri oldukça kısa süreliydi ve marka sadakati oluşturmakta yetersiz kalıyorlardı. İşte tam bu noktada, pazarlama yepyeni bir boyut kazandı ve geleneksel pazarlama yerini Relationship Marketing’e ya da diğer bir deyişle İlişkisel Pazarlama’ya bıraktı.

Bugün genele baktığımızda pazarlama artık markaların ürünlerinin yalnızca fiziksel özelliklerini sunduğu bir platform olmaktan çıkıp, günlük hayatımızın içinde kendine bir yer edindi. Artık en sevdiğiniz markalarla Twitter’dan muhabbet edebilir, sosyal medyada yazacağınız sitem veya övgülerinize markalardan hızlı cevaplar alabilir ve güne Facebook’ta en sevdiğiniz markanın “Günaydın” postuyla başlayabilirsiniz. Ya da belki bir kola şişesinin üzerinde kendi isminizi bulabilirsiniz. Gün geçtikçe daha da interaktif hale gelen marka-tüketici ilişkisine dair birkaç güzel örnek:


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap