M. Night Shyamalan, 1970 yılı Hindistan doğumlu film yapımcısı, yönetmen, yazar ve aktördür. Birçoğumuzun tesadüfen tanıştığı ama hemen hemen herkesin mutlaka izlemiş olduğu kült haline gelmiş filmlerin yaratıcısıdır.

Yeni nesil yönetmenlerin arasında Alfred Hitchcock’un varisi olarak tanınan ve bilinen Shyamalan, yönettiği tüm filmlerin öyküsünü aynı zamanda kendisi yazıyor ve her filminde mutlaka ufak bir kareyi de kendisine ayırıyor. Bu sebeple M. Night Shyamalan’ı hemen hemen her filminde görme şansımız var.

Gerçek ve gerçeküstünü kaleminden ayırmayan Shyamalan, her filminde izleyiciye “o anı” sorgulatmayı başaran nadir yönetmenlerden. Görüntü tekniğini oldukça başarılı bir şekilde kullanabilen ve kullandığı görsel renk tonları ile tekniğine farklılık katan yönetmen, izleyicisine gerilim ve korku duygusunu aktarmayı da oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor.

Altıncı His, Ölümsüz, İşaretler, Köy ve Son Hava Bükücü filmlerinin yaratıcısı Shyamalan, birbirinden başarılı ve “diğerlerinden” çok çok farklı konuları ele almış ve işlemiş olmasına rağmen ne yazık ki ödüllendirilen bir yönetmen değil. Bu sebeple adını çok bilmemekle birlikte, izlediğimiz bu güzel yaratımların sahibinin de kim olduğu dikkatimizi çekmemiş.

Artık kült diyebileceğimiz eserlerinden bahsedecek olursak, İşaretler filmi ile başlayabiliriz.
İşaretler, orijinal adı ile The Signs, doğaüstü olayların insanlar üzerindeki etkisinin başarılı bir şekilde işlenmiş olduğu bir film. Uzaylılar ve insanların arasındaki psikolojik ve fiziksel savaşı ele alan film, izleyiciyi ürperten ve nefes kesen bir içeriğe sahip.

Ölümsüz (Unbreakable) filmi ise diğer filmlerinden çok daha eski olmasına rağmen, görüntü tekniği ile tüm filmlerden ayrılan bir yöne, etkileyiciliğe sahip. Film boyunca izleyiciyi doğaüstü bir dünyada yaşatan Shyamalan, filmin sonunda izleyiciye: “Hayır, gerçek hayattasınız! Gerçekler var ve bunlar gerçek değil” diyor.

Son olarak Köy (Village) filminden bahsedecek olursak, M. Night Shyamalan filmleri arasında en sert ve en vurucu olanı denilebilir. Her zaman gerçeklik ile gerçeküstü boyutu harmanlayan “yaratıcı”, izleyiciye inandırdığı ütopik dünyayı, sonucunda gerçeklikten uzaklaştığımız için suratımıza tokat gibi sert bir şekilde vuruyor.
Işığı parlayan fakat o ışığın nadiren göründüğü insanlardan biri olan M. Night Shyamalan’ın ışığını görünür yapalım ve kendimize bugün bir iyilik yaparak, bir adet Shyamalan klasiği izleyelim.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap