Sn. Akkol‘un, Ontrava için yazdığı 5. yazı ile sizleri baş başa bırakıyoruz.

Koç Topluluğu’nun kültüründe, kurucumuz Merhum Vehbi Koç’un, “en önemli sermayemiz insan kaynağımızdır” sözleri önemli yer tutar. Bu söz bir yandan kültürümüzün temelini oluştururken, bir yandan da iş dünyasının en önemli kaynağı olan insan faktörünü de en güzel şekilde vurgular.

İş dünyasının insana olan ihtiyacı aşikar; ancak bu ihtiyaç şekil değiştirecek ve tüm çalışanların da bu değişime uyması beklenecek. Bu kapsamda tüm iş gücünün kendini geliştirmesi için birçok neden ve fırsat bulunuyor.

Ocak ayında gerçekleşen World Economic Forum (WEF) 2017’nin de en önemli maddelerinden biri, geçen yıl da olduğu gibi “future of jobs – işlerin geleceği” idi. WEF’in yaptığı bir araştırmaya göre, bugün ilkokula başlayan her 3 çocuktan 2’si gelecekte, bugün var olmayan bir işte çalışacak.

Dolayısı ile var olan yetenek ve yetkinliklerinizi sağlamlaştırmanızın ve çağın gerekliliklerine uygun olarak yenilerini geliştirmenizin önemi her geçen gün daha da artıyor.

Ben de gelecekte iş dünyasında önemli yerlere gelecek gençlerimize faydalı olabileceğine inandığım 5 yetenek ve yetkinliği aşağıdaki şekilde aktarmak istiyorum.

1. İş dünyasında bugünlerde çok fazla kullanılan bir terim var: “VUCA”. Bu terimin açılımı Volatile (Dengesiz), Uncertain (Güvenilir olmayan), Complex (Karmaşık) ve Ambiguous (Belirsiz). İçinde bulunduğumuz siyasi, ekonomik ve sosyal dünya öngörümüzün de ötesinde değişirken, bizler VUCA dünyasında yaşarken, uyum ve adaptasyon yetkinliğinizin kuvvetli olması gerekiyor.

2. Karmaşıklaşan dünyada hiçbir başarı takım çalışması ve iş birlikleri hayata geçirilmeden elde edilemiyor. Gelecekte de takım çalışması ve iş birliğine yatkın çalışanlar ve bu yeteneklerini en iyi şekilde kullananlar kazanacak.

3. Artık çalıştığımız takımlar, çalışma arkadaşlarımız küreselleşiyor. Uluslararası şirketler, dünyanın farklı köşelerinde yerleşik ve tümüyle farklı kültürlere sahip bireylerden kurulu takımlar ile başarıya koşuyor. Dolayısıyla yeni dönemde çalışanların farklı kültürlerle iş yapmaya alışması, çeşitliliği bir değer olarak görmesi, farklı iş yapış şekillerini özümsemesi gerekiyor.

4. Dijital okuryazarlık ile ilgili “Make or Break: The UK’s Digital Future” raporunda dijital yetenekler İngiltere bazlı olarak dört kategoriye ayrılıyor. Bunlar: Dijital yeteneği olmayan kişiler (iş gücünün % 7’si), dijital vatandaşlar (iş gücünün % 37’si), dijital çalışanlar (iş gücünün % 46’sı) ve dijital yapıcılar (iş gücünün % 10’u).

Sayılan kategorilerin küresel iş dünyasında da karşılığı olduğuna inanıyorum. Dolayısı ile % 90’ından fazlası dijitalleşen bir iş gücü piyasasında, artık “dijital” bir departman, süreç veya proje değil – tüm çalışanların sahip olması gereken bir yetkinlik. Artık “dijital”i gündelik yaşama dahil ederek kaldıraç haline getirebilenler kazanacak.

5. İletişimi, etkili şekilde dinleme, duygusal ve düşünsel açılardan empati kurma ve tüm paydaşlar ile doğru şekilde etkileşim kurma olarak tanımlıyorum. Fikirlerinizin ön yargısız şekilde ele alınması, çalışma arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizin daha sağlam olması ve yaptığınız çalışmalarda sonuç alabilmeniz açısından doğru bir iletişim stratejisini amaç edinmeniz paha biçilemez ve her çağda geçerli bir yetkinlik olacaktır.

Önceki yazılar: 1. Yazı2. Yazı – 3. Yazı – 4. Yazı


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap