Özgür Burak Akkol‘un, Ontrava için yazdığı 3. yazı ile sizleri baş başa bırakıyoruz.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne göre, Türkiye’de 2015 yılbaşından 2017 yılı Şubat ayına kadar yaklaşık 100 bin adet şirket kuruldu. Bugün, her 10 gencimizden 8’i girişimci olmaya sıcak bakıyor.

Bir yandan da dünyada genç girişimcilerin kurup 1 milyar dolar değere ulaştırdığı “Unicorn”ların rüzgarı esiyor. Fortune dergisinin 2016 yılı Unicorn listesinde şimdiden 174 şirket var. Ancak henüz ülkemizden bir Unicorn çıkarmış değiliz. Dolayısı ile başarıya açız.

Peki, bu hayalin peşinden koşan gençler nelere dikkat etmeli?

Öncelikle, kendi şirketinizi kurmadan evvel o fikre karşı tutkunuz olduğuna emin olun. Örneğin, dünyanın en ünlü yatırımcılarından ve Berkshire Hathaway’ın Yönetim Kurulu Başkanı Warren Buffett ilk hisse yatırımını 11 yaşındayken yaptı. Bu yatırımı yapabilmek için çok farklı işlerde çalıştı. Boş vakitlerinde bir aracı kuruma giderek, buradaki işleyiş hakkında gözlem yaptı. Kendi işinin sahibi olmak için ideallerine tutku ile sarıldı. 31 yaşında Columbia Business School mezunu, kendi işinin sahibi ve milyonerdi. Dolayısı ile Warren Buffett’in güzel bir örnek olabileceğini düşünüyorum.

Sizler, tutku ile sahip olduğunuz fikri şirkete dönüştürmeden önce neleri dikkate almalısınız? Bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

1. Şirketinizi kurmadan önce uzun ve kısa vadeli hedefler belirleyin. Bu planları yaparken, değişime sürekli olarak açık olun. Belli parçalara ayırdığınız plan ve stratejilerde “Lean Start-up” felsefesi ile çabuk başarısız olmak ve sık başarısız olmak, şirketinizi doğru yola koymanızda önemli olacaktır. Oluşturduğunuz stratejilerin kısa vadede başarısız olması doğru stratejiyi kurmanızda önemli bir kaldıraç olacak. Tabii, bunu yaparken ölçüsüz risk almaktan kaçmalısınız.

2. Bir şirket kurmadan önce küresel rekabet içerisinde bulunmayı göze almalısınız. Günümüzün küresel dünyasında şirketinizi nerede konumlayacaksınız, hangi pazara hangi yollarla erişeceksiniz bunu iyi kurgulamanız gerekiyor. Bu noktada, Dünya Bankası’nın ülkeleri iş kurma kolaylıklarına göre sıraladığı “Ease of Doing Business” endeksini incelemenizde fayda görüyorum. Ayrıca unutmayın ki, yerel kalacağınızı düşünseniz ve Türkiye odaklı operasyonlara odaklansanız bile küresel rakipleriniz sizin pazarınıza gelerek koşulları değiştirebilir.

3. Hangi işi yaparsanız yapın, hangi şirketi kurarsanız kurun, müşteride karşılık bulmayan bir ürün veya fikir yaşayamaz. Şirketinizi kurmadan önce fikrinizi müşterileriniz ile konuşun. “Minimum Viable Product” olarak adlandırılan, tamamen deneme amaçlı olarak oluşturulan ürününüzü, hedeflediğiniz müşteriler ile buluşturun. Geri bildirim alarak ürünü, müşteri istek ve beklentilerine göre değiştirin, geliştirin.

4. Fikirlerinizi açıkça konuşmaktan çekinmeyin. Yatırımcıların, kanaat önderlerinin ve arkadaşlarınızın paylaştığı görüşleri dikkate alın. Intel’in 2016 yılında yaptığı Hayal Haritası ve Girişimcilik DNA’sı araştırmasına göre girişimciliği düşünen her 3 katılımcıdan 1’i fikrini kimse ile paylaşmıyor. Sizler bu yanılgıya düşmeyin. Fikriniz çok özel olsa da günümüz dünyasında özgün fikirler değil, çabuk hareket edenler kazanıyor.

5. Artık şirketler sermaye, arazi ve fikirler üzerine kurulmuyor; insan kaynağı üzerine, yetenek ve yeni yetkinlikler üzerine kuruluyor. Sizler de kendi ekibinizi çok özen göstererek kurun. İşi yapacak, şirket kültürüne değer katacak, gerektiğinde sizi yapıcı olarak eleştirmekten kaçınmayacak ve öğrenmenize de katkıda bulunacak ekip arkadaşları seçin. Bu işin takım işi olduğunu aklınızdan çıkartmayın.

Önceki yazılar: 1. Yazı2. Yazı


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap