Koç Holding‘de genç yaşta yönetici olma başarısı gösteren Özgür Burak Akkol, 2014 yılında, henüz 34 yaşındayken İK Direktörlüğüne atandı. Şimdi sizleri, 100.000 kişinin İK Direktörlüğünü yapan Özgür Burak Akkol‘un Ontrava için özel hazırladığı bilgilendirici yazıyla baş başa bırakıyoruz.

Günümüzde hemen her alanda giderek artan şekilde hissettiğimiz değişim ve teknolojik dönüşüm, iş dünyasının geleceğini de ciddi şekilde etkiliyor. Bugün bu dönüşümün iki önemli bacağına bakalım.

1- Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekadaki Gelişmeler
2- Çalışanların Yetenekleri ile İşlerin Gereklilikleri Arasındaki Artan Uyumsuzluk

Her gün duyduğumuz bu kavramlar artık şirketlerin tüm süreçleri ve çalışanları için önem arz ediyor. Yeterince dinamik olmayan şirketler bu trendlere ayak uydurmakta zorlanıyor. Karşılaşılan sorunlara çözüm bulma konusunda doğru adımları atamayanlar ise yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Küresel iş yapış şekillerinde tüm kartlar yeniden dağıtılıyor, oyunun kuralları yeniden yazılıyor. Bir dönemin en büyük, en başarılı, en karlı oyuncularının yerini farklı oyuncular alıyor. Örneğin, Fortune 500 listesinde 1995 yılında yer alan her 2 şirketten 1’i bugün listede yer almıyor.

Baş döndüren teknolojik gelişmeler yalnızca iş dünyası için değil, kariyerlerine yön vermeye çalışan gençlerimiz için de büyük önem taşıyor. Teknolojik dönüşüm, karşımıza sadece yeni ürünler değil, yeni iş alanları, yeni hayat tarzları ve yeni iş modelleri de çıkartıyor.

Söz konusu makro trendler, teknolojiler ve dönüşüm süreçleri ile birlikte, insan kaynakları fonksiyonunun öneminin arttığı ve daha stratejik bir rol üstlendiği bir döneme girdik.

İnsan kaynaklarının temel amaçlarından biri, çalışma arkadaşlarımızın doğru seçilmesi ve onların gelişimlerine yatırım yapılması olacak.

International Labor Organization’un 2015 yılında yaptığı bir araştırmaya göre Asya Pasifik bölgesinde her 10 çalışandan 6’sı, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da her 10 çalışandan 5’i ve Avrupa’da her 10 çalışandan 3’ü yaptıkları işin yetkinliklerine sahip değil.

Bu çelişkiyi ortadan kaldırmak için online eğitim olanaklarının doğru şekilde kullanılması ve iş seçimlerinde yetkinliklere dikkat edilmesi gerektiğini görüyoruz.

Bir yandan yetkinlikler ve işin gereklilikleri farklılaşırken, diğer yandan dijital dönüşüm iş dünyasını temelli değiştiriyor. Çalışan piyasası dijital dönüşümden çekiniyor; ancak Harvard Business Review’da yayınlanan “Robots and Automation May Not Take Your Desk Job After All” makalesinde yer alan bir araştırmaya göre, iş arayanların % 55’i otomasyonun işlerini tehdit edeceğinden çekinirken, şirketlerin yalnızca % 10’u gelecek 2-3 yıl içerisinde bu işlerin otomasyona uğrayacağını tahmin ediyor.

Dolayısı ile dönüşüm, beklentilerden yavaş gerçekleşiyor. Buna ayak uydurmak için kendimizi sürekli yeni zirvelere çıkmak için motive etmeli, deyim yerinde ise yazın da çalışan karıncalar gibi gelişim fırsatlarını her daim değerlendirmeliyiz.

Burada, üniversitede okuyan veya kariyerinin başında bulunan gençlere 7 adet kariyer tavsiyesi de vermek istiyorum.

1. Şeffaflık, dürüstlük ve mütevazılık gelecekte de bugün olduğu gibi en önemli erdem ve karakter özellikleri olmaya devam edecek. Elde edilen başarıları bu erdemlerle beslemeyen uzun vadede mutlaka başarısız oluyor.

2. Yetenek ve yetkinliklerinize uygun, aynı zamanda da yapmaktan hoşlandığınız bir işte başarılı olmaya odaklanın. Bu ikisinden birinin bile eksik olduğu durumlarda ne zihniniz, ne gönlünüz, ne de enerjiniz fark yaratmak için yeterli olmayacaktır.

3. Eğer çalışmalarınız hemen sonuç vermezse umutsuzluğa kapılmayın, daha sıkı çalışın, stratejinizi değiştirin, oyun planınızı revize edin, denemeye devam edin. Başarının bir gece elde edilmediğini unutmayın. Ölçülü risk almaktan ve yardım istemekten çekinmeyin.

4. Geleneksel eğitim sistemi ve liderlik okullarında iyi konuşmanın, iyi sunum yapmanın önemi vurgulanır. Bu alanlarda çalışanların kendilerini geliştirmeleri istenir. Bunlar önemli olmakla birlikte, iş hayatının en önemli yetkinliğinin empatik şekilde dinlemek, not almak, takip etmek ve öğrenmek olduğunu düşünüyorum.

5. Günümüzde artık kitaplar ve okullardan çok, birbirimizden öğreniyoruz. Farklı özelliklere sahip sosyal ve profesyonel iletişim ağına sahip olmak, hem hızlı öğrenmek için, hem de olaylara geniş perspektiften bakmak için gerekli.

6. Artık uluslararası birçok şirket herhangi bir süreçte görevlendirilecek çalışanları için programlama bilgisini bir ön şart olarak alıyor. Evinizdeki fırından cep telefonunuzdaki uygulamaya, sokak lambasından araçlardaki takip sistemine kadar her sürecin DNA’sında programlama var. Yabancı dil bilgisi günümüzde ne kadar önemli ise, çok kısa vadede programlama bilmek de o kadar önemli hale gelecek.

7. Yukarıda saydığım tüm konuların belirli bir vadede tekrar değişeceğini ve yeni konseptlerin hayatımıza gireceğini unutmayalım. Bu seneki World Economic Forum gündeminde de öncelikli konulardan birisi olan “Retrain” (Yeniden eğitim) konseptinin de öngördüğü gibi nasıl bilgisayarımızdaki veya cep telefonumuzdaki uygulamaları sürekli güncelliyorsak, kendi yetkinliklerimizi ve bildiklerimizi de sürekli olarak güncellemek gerekecek.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap