Miss Turkey 2011 birincisi ve Kara Sevda dizisinin sevilen oyuncusu Melisa Aslı Pamuk ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. İçten cevapları için kendisine teşekkür ediyor ve sizleri röportajla baş başa bırakıyoruz.

Melisa Pamuk nasıl bir çocukluk geçirdi?

Güzel bir çocukluk geçirdim. Hollanda’da doğup büyüdüm. Orada okudum, bütün arkadaşlarım da orada zaten. Güzel bir eğitim aldım, sürekli dışarda oynadım. Burada öyle bir fırsat yok maalesef. Her şey çok güzeldi, okulumdan arkadaşlarıma kadar…

Genç yaştaki bu başarınız için kendinizi şanslı hissediyor musunuz?

Şanslıyım tabi ki. Herkes böyle bir şeyi elde edemez ama çok da çalışmak gerekiyor. Ben 12 yaşında mankenliğe başladım. 17 yaşına kadar devam etti bu. Mankenlik yaptığım dönemde Miss Turkey yarışması çok revaçtaydı.

Girdim, şansına birinci seçildim. Ama oyunculuk için çok uğraştım. İlk geldiğimde diksiyonum çok kötüydü. Türkçe‘yi sonradan öğrenmiş gibi oldum. Buradaki kafa yapısı ile Hollanda’daki kafa yapısını ölçüp biçip ona göre hareket etmem gerektiğini öğrendim.

Miss Turkey’i kazandığınız anda neler hissettiniz?

İsmim açıklandı ama ben 3 aydır ailemi görmemiştim. Sonra ismim açıkladığında ailemin çığlıklarını duydum ve o anda ağlamaya başladım.

Bir genç olarak teknoloji ile aranız nasıl?

Teknoloji ile aram çok iyi. Severim, Instagram’ı ve Twitter’ı. Hayranlarımla birebir iletişim halinde olmamı sağladığı için çok seviyorum. Anında yorum alabiliyorsunuz. Takipçi sayıma göre de hareket ediyorum, ne istediklerini gözlemliyorum. Kıyafetlerim, kombinler vs. hepsi uyumlu şekilde ilerliyor.

Türk dizilerinin yükselişi oyunculuğu seçmenizde etkili oldu mu?

Eskiden Türk dizileri yurt dışında bu kadar çok izlenmiyordu. Ben Ay Yapım ile çalışıyorum ve bizim dizilerimiz yurt dışına satılıyor. Bu da bizi teşvik ediyor.

Örneğin en son “Kurt Seyit ve Şura” Latin Amerika’da yayınlandı, oradan da çok güzel dönüşler aldık. Tabii ki sırf “yurt dışında da yayınlanıyor, bu yüzden oyunculuk yapacağım” demedim. Ben gerçekten işimi sevdiğim için yapıyorum. Nerede yayınlanırsa yayınlansın, geri dönüşler güzel oluyor. Bu aynı zamanda başka bir şans kapısı da oldu Türk oyuncular için.

Sektör olarak Hollanda ve Türkiye arasında ne gibi farklılıklar var?

Ben çok küçüktüm, 13 yaşındaydım ilk kısa filmde oynadığımda. Aslında set, ekip, yönetmen vs. hepsi aynı ama duygular farklı. Burada ağladığımız şeyle orada dalga geçiyorlar.

Saat farklı var, 18 yaşından küçük olanlar yalnıza 6 saat çalışabiliyor. Burada 1 buçuk, 2 saatlik diziyi bir haftaya sığdırmaya çalışıyorsun. Bu nedenle 18 saat çalışmaya da ister istemez alışıyorsun. Hikayeler arasında çok büyük farklılıklar var mesela; fakat iki taraf da çok keyifli.

En çok beğendiğiniz Türk oyuncu ve yönetmenler kimler?

Çetin Tekindor. Bayılıyorum! Bir de Türkan Şoray. Yönetmen olarak da Hilal Saral; çünkü kadını çok güçlü gösteriyor.

Hayranlarınıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Beni takip ettikleri için çok teşekkür ederim. Ben de yakından takip ediyorum hepsini. Hepinizi çok seviyorum.

Röportaj: Ahmet Yılmaz
Video & Fotoğraf & Montaj: Fatih Özdemir
Deşifre editörü: Nazmelis Zengin
Editör: Murat Er


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap