Türk sineması denince akla ilk gelenler arasında yerini alan Zeki Demirkubuz’un filmlerini seyretmek, izleyicileri fazlaca düşündürüp kafa karışıklığına sebebiyet verebiliyor. Sinema hayatına C-Blok (1994) yılında başlayan yönetmen, geçtiğimiz sene çıkardığı Kor filmiyle yönetmenlik kariyerine ara vermeden devam ediyor. Demirkubuz filmlerini izlerken kafası karışanlar için değindiği konuları ve anlatmak istediği birkaç noktayı sizler için derledik.

Suç ve Ceza

Yönetmenin sıkça dile getirdiği ünlü Rus yazar Fyodr Dostoyevski’ye olan hayranlığı, ona birçok kez yazarın ünlü romanı ‘Suç ve Ceza’yı senaryolaştırıp filme çekme arzusu katsa da henüz belli belirsiz denemelerin ötesine geçemedi. Fakat çektiği filmlerde, yarattığı karakterlerin kişilik yapılarında onları güdümleyen bir motivasyon olarak ‘suç’ öğesini çoğunlukla kullandığı gözlenebiliyor. Örneğin, son filmi Kor’da bir fabrika işçisini canlandıran Cemal (Caner Cindoruk), evli ve bir çocuk babasıyken işlerini yoluna koymak bahanesiyle gittiği Romanya’da barınamayıp geri döner ve kendini gittiği zaman değişen aile düzeninin içinde ‘ceza’landırılırken bulur.

Zeki Demirkubuz’un son filmi Kor, 2016

Zeki Demirkubuz, ikili ilişkilerde suçluluk ve ceza kavramlarına sıkça yer vermesinin yanında, suçlu olmamasına karşın kendini cezalandırmak için hayatına dahil olan insanların üstlenmediği hataları üstlenen bir karakteri de konu edinir. Yazgı (2001), filminde Musa (Serdar Orçin), karakteriyle izleyiciye, bireyin iradesini hiçe saydığında neler olabileceğini anlatır.

Kader ve Masumiyet

Demirkubuz’a dünya çapında ünü getiren en önemli yapıtlarından biri Masumiyet (1997) filminin alt hikayesinde, Bekir karakteriyle karşımıza çıkan Haluk Bilginer’in pavyonda şarkıcılık yapan bir kadına olan bağlılıyla hayatını sürdürmeye çalışmasını anlatır. En sonunda sevdiği kadın olan Uğur’un (Derya Alabora), hayatında yeri olmadığını anlar ve hayatına son verir. Daha sonra Demirkubuz, 2006 yılında Bekir ile Uğur’un arasında geçen ilişkiyi konu alan Kader filmini çeker. Bu filmde ise iki taraf arasında gerginlikle ilerleyen bir aşkın diğer ucunda şiddet ve bağımlılık dürtüleriyle nasıl ilerlediği gözler önüne serilir.

Masumiyet filminin öncesini konu alan Kader filminde, Bekir ve Uğur arasında geçenlere yer verilir

Beşiktaş aşkı ve kapanmayan kapılar

Zeki Demirkubuz’un ilk dönem filmlerinden sonra kullanmayı sevdiği yöntemlerin başında kendi yarattığı dünyaya göndermeler yapmak gelir. Örneğin, filmlerinde en sık görülen olaylardan biri kapıların kapanamaması gelir. Masumiyet, Yazgı ve Bulantı gibi filmlerinde Demirkubuz’un ‘sıkı’ izleyicilerini güldüren bu kapıların kapanmaması konusu kendisine sorulduğunda Zeki Demirkubuz, olayın özel bir anlamı olmadığını ve akışı bölerek izleyenlerin ilgisini bir an için kurgudan koparmak adına böyle bir şey yaptığını açıklamıştı.

Beşiktaş hayranlığı herkesce bilinen Demirkubuz, filmlerinde de bunu gösterir

Yönetmeni daha yakından tanıyanlar ise Demirkubuz’un koyu bir Beşiktaş taraftarı olduğunu bilir. Örneğin, Bulantı (2015) filminde kendisinin canlandırdığı Ahmet karakterinin, kapıcılık yapan kadının çocuğuna aldığı Beşiktaş forması ve genelde kullanmayı sevdiği birçok Beşiktaş bayrağıyla kendisini tanıyanlara mesajlar gönderir. Yönetmen sıklıkla kullandığı bu gibi sahnelerin yanı sıra, Yer Altı (2012) filminde Muammer (Engin Günaydın) karakterinin karşı apartmanın camını sinirlenerek patates attıktan sonra gururla patateslere bakması gibi kapalı anlatımları da vardır.

*Kapakta Yer Altı filminden Engin Günaydın yer alıyor.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap