Çinli bilim insanları, bir foton parçacığını yerden 1400 kilometre uzaklıktaki yörüngesinde bulunan bir uyduya ışınladıklarını söyledi.

Basitçe söylemek gerekirse, ışınlanma bir noktadan bir noktaya bir şeyin kendisinin değil de, bir halinin gönderilmesi.

Bazı fizikçiler faks makinesi örneğini veriyor. Faks makineleri, kağıdı değil ama bir parça kağıttaki işaretleri yolluyor. Alıcı faks makinesi bilgiyi alıyor ve kağıt formundaki hammaddeye bilgileri işliyor.

Ama bu, Uzay Yolu’nda gördüğümüz gibi bir insanın A noktasından B noktasına hemen ışınlanması gibi değil.

Bunun yerine, kuantum dolaşıklığı diye bilinen bir olaydan faydalanıyorlar.

Bu olay, iki parçacığın aynı yerde ve zamanda yaratıldığı ve aslında aynı varlığa sahip oldukları durumlarda görülüyor.

Dolaşıklık, daha sonra fotonlar ayrıldığında bile devam ediyor. Bu da, bir foton değiştiğinde, başka bir mekandaki diğer fotonun da aynı şekilde değişmesi anlamına geliyor.

İki dolaşık parçacık arasında uzun mesafeli bağ yaratabilmek maalesef mümkün değil çünkü dolaşık bir parçacık özümsenmeden önce bir fiber-optik kanalda 150 kilometre gidebiliyor.

Araştırmacılar, uzun süredir fotonlar uzayda çok daha kolay seyahat edebileceği için uydu bağlantısının sunabileceği potansiyel üzerinde çalışıyordu ancak dünyanın atmosferinden çıkışları zorluk yarattı, çünkü değişen atmosfer koşulları parçacıkları yoldan çıkarabiliyordu.

Çinli ekip, Tibet’teki bir laboratuarda saniyede dört bin kuantum dolaşık parçacık yarattı ve parçacıkların eşini bir ışık huzmesiyle Micius uydusuna yolladılar.

Micius uydusunda yerden atılan tekil fotoların durumunu tespit edebilecek hassas bir foton alıcısı bulunuyordu. Araştırmalarıyla ilgili yazdıkları rapora göre, bu güvenilir ve ultra uzun mesafeli ilk kuantum ışınlamasıydı.

Kaynak: BBC


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap