Harper Lee’nin Pulitzer ödüllü romanı “To Kill a Mockingbird” (Türkçe yayınlanan adı: Bülbülü Öldürmek), geçmiş ile yüzleşmek istemeyen çevrelerce Mississippi’de bir okulun müfredatından çıkarıldı.

Roman 1960'ta yayımlanmış ve büyük başarı kazanmıştı. Amerikan edebiyatının klasikleri arasına giren roman, kadınlara yönelik cinsel saldırı ve ten rengi nedeniyle başı polis ve yargı sistemiyle derde giren bir vatandaşı konu alıyor. Adamı savunmakla görevlendirilen avukatın kasabalılarla ters düşmesi üzerinden ırk eşitsizliğine odaklanan romanın, aynı adla çekilen sinema uyarlaması, 1962 yılında Oscar da almıştı.

Kitabın müfredattan çıkarılması üzerinde büyük tepkiler alan okul, “aynı dersin başka kitaplarla da öğretilebileceğini” savundu. Yasağa en büyük tepki sosyal medyadan geldi.

“Irkçılıkla özdeşleşen bayrak ve sembollerin kullanılmasından rahatsız olmayan; ancak sorunu irdeleyen romanı yasaklayan” okul yönetimi samimi olmamakla eleştirildi. Sosyal medyada yapılan paylaşımlarda, dilin rahatsız edici olması durumunun ise "soruna değinen bir kitabın dilinin zaten insanları rahatsız etmesi gerektiği" şeklinde yorumlandı.

To Killing a Mockingbird” kitabı daha önce de yasakla karşılaşmıştı. ABD'nin Virginia eyaleti 2016 yılında Lee’nin klasik romanını okul müfredatından kaldırmıştı. Sansüre Karşı Ulusal Koalisyon tarafından o dönem, karara karşı gönderilen mektupta, kitabın ırkçılığı teşvik etmediğinin altı çizilerek, romanın ABD’deki ırkçılığın tarihine dair gerçekçi hikayeler sunduğu belirtilmişti. Ayrıca mektupta, “bu hikayelerin gerçek olduğunu bilmek, bize bununla mücadele etmemiz gerektiğini gösteriyor” ifadelerine yer vermişti.

Günümüzde hala devam eden ırkçılık sorunsalı daha geçtiğimiz günlerde ABD, Charlottesville olayı ile yine gündeme gelmişti. Aslında hiç yok olmayan, olamayan, sadece üstü ürtülen bir konu, ne yazık ki. Bakalım bu anlamda daha neler göreceğiz.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap