Workinton’un daveti ile Türkiye’ye gelen ve Almanya’nın en büyük girişim organizasyonlarından biri olan Betahaus’un Startup elçisi Katka Nagyova, Türkiye’de girişimcilik ekosistemini değerlendirdi.

Nagyova’ya göre temelde iki önemli sorun var: “Herşeyi devletten beklemek ve girişimcilerin fikir değil de, para peşinde koşması…”

Serbest piyasa ekonomisine geçişle birlikte global pazarlara gecikmeli de olsa entegre olan Türkiye, internetin şekillendirdiği yeni ekonomi düzeninde de rekabete hazırlanıyor. Genç girişimcileri desteklemek için önemli bir sorumluluk üstlenen Workinton, Avrupa’nın en büyük girişim organizasyonlarından biri olan Beta Pitch Startup yarışmasının Türkiye’de yapılmasını sağladı.

Almanya ve Avrupa’nın startup iklimini yöneten, genç girişimcilere yol gösteren ve yatırımcılarla buluşturarak ekonomik anlamda güç kazanmasını sağlayan Betahaus, dünyanın 10 ülkesinde eş zamanlı yarışmalar düzenliyor. Betahus Startup Elçisi Katka Nagyova, Workinton Levent 199 şubesinde düzenlenen etkinlikte Türk girişimcilerin izlemesi gereken yolu tarif etti ve “Workinton, organizasyon bakımından Avrupa’daki bir çok co-working sisteminin önünde geliyor. Bu başarı hikayesini memnuniyetle takip ediyoruz” dedi. Workinton’un daveti üzerine Beta Pitch Global yarışmasını ilk kez Türkiye’de gerçekleştirdiklerini söyleyen Betahaus yetkilisi Nagyova, “10 ülkede eş zamanlı olarak düzenlenen startup yarışması Beta Pitch ile Workinton, genç Türk girişimcilerin önüne globalleşme fırsatını koydu. Aslında Workinton, bu açıdan bakıldığında birçok devlet desteğinden daha önemli bir inisiyatif almış oluyor. Düzenlenen yarışmada jürinin oyları ile birinciliği elde eden Compocket firmasını Almanya’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağız“ diye konuştu.

Almanya’da özel sektör startuplara desteğin yüzde 80’ini karşılıyor

Almanya ve Avrupa’da startupların ağırlıklı olarak melek yatırımcılar tarafından desteklendiğini ifade eden Startup Elçisi Katka Nagyova, “Almanya’da Türkiye’deki gibi melek yatırımcı lisansı almaya gerek yoktur. Zaten melek yatırımcı unvanı alan kişiler, üst düzey şirketlerde yönetim kademesinde bulunmuştur. Dolayısıyla iş fikrini takip eder ve bu fikre inandıkları içinde startup ekosistemi büyür. Bu konuda devletten destek beklemektense özel şirketlerin ve bunların yöneticilerinin devreye girmesinin yolu açılmalıdır” diye konuştu.

Sadece Berlin’de 120’nin üzerinde inovasyon merkezi bulunduğunu sözlerine ekleyen Katka Nagyova, “o kadar büyük şirketler bu merkezleri destekliyor ki, devlet destekleri artık komik seviyede kalıyor. Özel sektör startuplara desteğin yüzde 80’ini karşılıyor” şeklinde konuştu. Özellikle uluslararası şirketlerde deneyim sahibi yöneticiler melek yatırımcı oluyor. Avrupa’da melek yatırımcıların fonlama yaptıkları şirketlerden kolaylıkla çıkış yapabildiğini ve girişimcilerin de bu rüzgardan etkilendiğini savunan Nagyova, büyük şirketlerin yöneticileri el atması gerektiğinden bahsederek, “özellikle uluslararası şirketlerde deneyim sahibi yöneticiler melek yatırımcı oluyor. Sayı belirtmek çok güç olsa da 400 civarında melek yatırımcı var diyebiliriz. Zaten Almanya’da yatırımcı bir kültür var. Herkes yatırım yapma peşinde koşar, bazen küçük bir restoranın bile teknoloji yatırımı yaptığına şahit olursunuz” dedi.

Berlin’deki startup sayısı Türkiye kadar

Startupları motive eden en önemli unsurun maddi beklentiler olduğunu aktaran Katka Nagyova, “sadece Berlin’de 1.800 ile 3.000 arası start-up bulunmaktadır. 50’den fazla hızlandırıcı program ve 50 sektörel coworking şubesi var. Yaklaşık 16 bin tane mentor, aktif 400 melek yatırımcı var. Almanya genelinde ise 31 bin iş geliştirici danışman var. Avrupa genelinde startuplara sermaye yatırımında Almanya 333 milyon avro ile üçüncü sırada yer alıyor. İkinci sırada 392 milyon avro ile Fransa ve 1 milyar avro ile İngiltere yer alıyor. Yapılan araştırmalara göre 2016’nın ilk çeyreğindeki yapılan yatırım 2014’ün ilk çeyreğine göre tam iki kat daha fazladır” dedi.

Girişimci para peşinde koşmaz

Genç girişimcilerin daha yolun başındayken fon ve maddi kaynak peşinde koştuğunu ve bunu da son derece anlamsız bulduğunu ifade eden Katka Nagyova, “girişimcinin öncelikle fikrini ve aklını kusursuz bir şekilde organize etmesi lazım. Doğru bir planlama ile yönetilmeyen girişim maddi kaynağı da yönetemez. Bunun için öncelikle tecrübe edinmek lazım, tecrübeyi edindikten sonra yatırım bütçeleri peşinde koşulmalıdır” diye konuştu.

Avrupa ile ABD arasındaki fark

Avrupa’daki startupların kültürel bir değişim içine girdiğini ve daha çok teknoloji ile üretim işine odaklandıklarını söyleyen Nagyova, Amerika’daki startup trendinin Avrupa’dan farklı olduğunu vurguladı. Silikon Vadisi diye adlandıralan teknoloji bölgesinin ağırlıklı olarak sosyal medya ve kullanıcı deneyimi üzerine yoğunlaşan startuplardan oluştuğunu söyleyen Nagyova şöyle devam etti:

“Avrupa’da üretim süreçlerini modernize edip kolaylaştıran girişimler ön plana çıkıyor. Hatta bu yönde ürün geliştirenler tercih ediliyor. ABD’deki sosyal medya stratuplarında ise büyük bir artış var. Haliyle rekabet daha da can alıcı seviyede gerçekleşiyor.”

Türkiye’deki genç girişimcilere de önerilerde bulunan Katka Nagyova görüşlerini 5 başlıkta özetledi:

  • Pazarı iyi tanıyın
  • Fikrinizi ve iş planınızı kusursuzlaştırın
  • Problemlerin üzerine gidin ve daha çok test yapın
  • Ekibinizi iyi kurun,
  • İnsanların ve üretim proseslerinin ihtiyaçlarını gözetin.

Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap