Geçmişte iletişim teknolojilerinin yeterince gelişmemesi dolandırıcılık olaylarının daha hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleşmesine olanak sağlıyordu.

Sadece bir kişi istediği takdirde gittiği 3 bin nüfuslu bir kasabayı tek başına kandırabiliyordu.

Nasıl mı? İsterseniz hemen anlatmaya başlayalım.

3 Nisan 1817 yılında çok sıradışı bir olay yaşandı.

Bu tarihte İngiltere‘nin Almondsbury kasabasındaki bir ayakkabıcı, yönünü şaşırmış genç bir kadın gördü. Bu kadın alışılmışın dışında bir kıyafet ile kimsenin bilmediği bir dilde konuşuyordu.

Ayakkabıcının karısı, bu kadını fakirhaneye götürdü ve oradan da dönemin en saygın kabul edilen hakimlerinden birinin evine gönderildi. Hakim ve karısının huzuruna çıkarılan genç kadının dilinden onlar da bir şey anlamadı. Tek anlayabildikleri kadının isminin Caraboo olduğuydu.

Bir süre evlerinde misafir edilen Caraboo, dilenci olma gerekçesiyle tutuklanıp yargılanmak üzere mahkemeye çıkarıldı. Duruşma sırasında Manuel Eynesso adlı Portekiz bir gemici kadının dilinden anladı ve kadının hikayesini anlattı. Caraboo Hint okyanusundaki Javasu adasındaki Prenses Caraboo’ydu. Korsanlar tarafından kaçırılmış ve uzun süren yolculuğun ardından fırsat bulduğu vakit gemiden atlayıp kıyıya doğru yüzmüş. Bu anlatılanlar üzerine serbest bırakılan Prenses Caraboo hakim ve karısının evine geri geldi. Yaklaşık on hafta kadar orada kalan prenses, okçulukta oldukça iyiydi. Bunun dışında, çıplak yüzmeyi ve Alla Tallah(?) adı verdiği tanrıya dua etme gibi ilginç alışkanlıkları vardı. Kasaba adı oldukça duyulan Prenses, yerel gazetenin sayfasına çıktı.

Bir gün Bayan Neale adlı bir hizmetçi gazetedeki resimden Caraboo‘yu tanıdı. Gerçekler beklenmedik bir şekilde  ortaya çıktı. Caraboo aslında bir prenses değildi. O, Mary Baker adlı bir hizmetçi kızdı. Kendisi hayali bir dil,karakter ve hikaye uydurmuştu. Bunu duyan herkes hayrete düştü. Ev sahipleri Caraboo için Philadelphia‘ya bir yolculuk ayarladılar. Amerika‘ya giden Caraboo rolüne bir süre de orada devam etti. 1824 yılında İngiltere’ye geri dönen Caraboo, rolüne orda da devam etmeye çalışmışsa da başarılı olamadı.

1828 yılında Mary Burgess adı altında yaşarken orada Richard Baker adlı birisiyle evlendi ve ertesi sene bir kızları oldu. 1839 yılında hastanelere sülük satarak geçimini sağladığı biliniyor.

Hakkında birçok kitap çıkartılan Caraboo‘nun bir de 1994 yılında filmi çekildi.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap