Kerimcan Akduman, 360 adını verdiği dünya turunu yaparken paylaştığı fotoğrafları, anıları ve yazdığı blogla kendi hayallerinin peşinden koşarken bir yandan da pek çok kişinin beğenisini kazandı. Gezileri sırasında kötü durumlarla nasıl baş ettiğinden, seyahatlerinde hangi kitapları okuduğuna kadar merak edilen birçok konuyu kendisine sorduk ve çok güzel cevaplar aldık. Keyifli okumalar dileriz.

1-360 adını verdiğiniz programla birçok ülkeyi ziyaret ettiniz. Bu programın rotasını oluştururken nelere dikkat ettiniz ve planlamasını nasıl yaptınız?

15 ay süren bir dünya turu için planlama yapabilmek pek mümkün değil açıkçası. Bu nedenle görmeyi hayal ettiğim yerleri önceliklendirerek bir rota hazırlayarak yola çıktım. Kesin bir planım yoktu ancak kıtalara ayıracağım vakti aşağı yukarı kafamda belirlemiştim. Bu zaman dilimleri arasında da kendime en fazla elastikiyeti sağlayacak planları yaptım.

2-Gezdiğiniz yerlerin sayısından çok yaşadıklarınıza odaklandığınızı belirtmişsiniz. Dünya turunuz sırasında en beğendiğiniz anıları nerelerde yaşadınız?

Dünyanın her yerinde iyi veya kötü anılarım var. Açıkçası böyle bir ayırım yapmam çok zor. Ancak en etkilendiğim yerleri saymam gerekirse Japonya, Amazon ve Patagonya diyebilirim.

Sunday evening sadness in Kyoto // Pazar akşamları dünyanın her yerinde hüzünlü.

A post shared by Kerimcan Akduman (@kcakduman) on

3- Gezerken bir yandan da Jules Verne ve Evliya Çelebi gibi yazarların kitaplarını okuyorsunuz. Bunun gibi başka okuduğunuz kitaplar var mı ve size gezilerinizde nasıl yardımı oluyorlar?

Edebiyat benim hayal kurarken en çok beslediğim disiplin olabilir. Gezerken okuduğum bir çok yazar var. Bu seyahatten ilk aklıma gelenler Steinbeck, Zweig, Kerouac, İsmet Özel, Eduardo Galeano. Hatta bu yazarları yaşadıkları coğrafyalarda dolaşırken okumak daha da keyif veren bir süreç. Kolombiya Karayipleri’nde Marquez’i veya Arjantin’in uçsuz bucaksız düzlüklerinde Borges’i okumak insana o coğrafyayı anlarken oldukça yardımcı oluyor.

2015 aralığında 360'ın ilk ülkesi Güney Afrika’da Coffee Bay'de zehirli bir deniz anasına çarpılmam ve kolumun felç olması sonucu kendimi Lesotho dağlarında at sırtında bulmuştum. Hikayeyi merak edenler için link profilde var. Yine boktan olayların yarattığı bir tesadüfler silsilesi üzerine Sao Paulo’da denkleştiğimizde ben bu hikayeyi @ecemen’e anlattım, o da @barisyesilbas’a anlattı. Sonra da Barış her şeyin bir nedeni olduğunu bana sürekli hatırlatmak için olayın kahramanı deniz anasını koluma kondurdu. Hayatta başına ne geldiğinden çok, başına gelenin kişiyi nereye götürdüğüne bakmalı insan. ?? So this is about the biggest lesson of my world tour 360: Everything happens for a reason. I got sting by a bluebottle jellyfish in South Africa then 2 days later I found myself on a unplanned horse back trip in Lesotho mountains. so this little monster is my reminder anymore. ?sitede saçma bir sıkıntı var, linki kopyalayıp tarayıcıya yapıştırabilirsiniz.

A post shared by Kerimcan Akduman (@kcakduman) on

4- Reklamcıyken, dünyayı gezmeye karar vererek büyük bir karar alıp hayatınızı değiştirmişsiniz. Bundan sonra da hayatınızı seyahatler üzerinden mi şekillendirmeyi düşünüyorsunuz?

Açıkçası kalktığım masaya dönmek şimdilik z planım. Hayatımı böyle köklü olarak değiştirmişken başka denizlerde yüzmek istiyorum. Bu nedenle sevdiğim yerlere ufak ve deneysel seyahatler düzenlemeyi planlıyorum.

5- En son gittiğiniz Patagonya’da ise doğayla iç içe bir seyahat gerçekleştirdiniz. Gezerken kendinizi kötü hissettiğiniz anları nasıl geçiriyorsunuz?

Seyahat etmenin hayattan çok bir farkı yok. İnişler çıkışlar da seyahatin bir parçası. Bu nedenle her kötü şeyin sonu olduğunu düşünüp fırtınanın geçmesini bekliyorum. Sevdiğim insanlarla iletişim kuruyorum. Kendimi başka şeylere odaklamaya çalışıyorum.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap