Herkesin çocukluğundan bu yana kurmak istediği bir hayal varsa, bu hayallerden biri de yazar olmaktır.

İlkokulda aile ve öğretmen desteği ile öğrenilen okuma-yazma çocuklar için nasıl bir süpriz oluyorsa, çoğu çocuk bu aşamadan sonra yazmaya ve okumaya çok başka bir gözle bakar.

Kendindeki ışıktan iyice emin olan bir çocuk ise ilerleyen zamanlarda gelişen yazı yeteneği ile birlikte hayallerini de büyütmeye başlar.
Biz de hedeflerini büyütmeye karar verenler için ya da yalnıza yazarlar dünyasında daha fazla bilgiye sahip olmak isteyenler için bilinen senarist ve yazarların kullandığı teknikleri bir araya getirdik.

Foreshadowing (Önceden Göstermek)

Hikayelerinin sonunu veya gidişatını bilen yazarlar, bazen bu hikayelere ilerisi için ipucu teşkil eden ögeler koyarlar. Foreshadowing budur. Amacı hikayenin başıyla sonu arasında ciddi bir bağlantı oluşturmak, izleyici veya okuyucu merakını zirvede tutmak ve tekrar izlenimler/okumaları teşvik etmektir.

Nerede görüyoruz: Fight Club’ta Chuck Palahniuk bunu sıklıkla yapar. Anlatıcının roman boyunca “Bunu biliyorum, çünkü Tyler biliyor” gibi cümleler sarf edişi sonunda açıklanacak sürprizle değişir.

Flashforward (İleri Sıçrayış)

Flashforward, yukarıda bahsettiğimiz konseptin tam tersidir. Fakat flashback’lerin aksine, flashforward’lar izleyici ya da okuyucuya ileriden bir nokta sunup, şimdi içinde bulundukları noktadan oraya nasıl gelindiğini merak ettirmek, ya da içinde bulunulan noktaya farklı bir bakış açısı yaratmak için kullanılır.

Nerede görüyoruz: Charles Dickens’ın A Christmas Carol’unda da görebiliriz.

Flashback (Geriye Dönüş)

En aşina olduğumuz anlatım tekniği herhalde budur. Flashback, ya da Geriye Dönüş, çizgisel anlatımdan bir süreliğine kopup hikayenin geçmişinden bir sahne göstermek demektir. Arka plan hikayesini detaylandırmak, hikayeye bir çerçeve bulmak ya da güncel hikayede olanlara bağlam sağlamak adına kullanılır.

Nerede görüyoruz: Tabii ki Lost’ta. Bizden bir örnek isterseniz Ezel diyelim.

Nonlinear Narrative (Çizgisel Olmayan Anlatım)

Biraz sinir bozucudur. Çoğu hikaye A noktasından B noktasına giderken kronolojik olarak ilerler. Yani hikaye 6 Temmuz’da başladıysa, 11 Temmuz’da biter, buna da çizgisel anlatım denir. Çizgisel olmayan anlatım ise yine 6 Temmuz’da başlayıp 11 Temmuz’da biter, fakat 6 Temmuz’dan sonra 10 Temmuz’u, sonra 8 Temmuz’u, sonra 7 Temmuz’u, sonra da 9 Temmuz’u gösterir.

Nerede görüyoruz: Etörnıl sanşayn sıpotlıs of dı maynd(Eternal Sunshine of the Spotless Mind)

In Medias Res (Ortadan Başlamak)

In Medias Res, Latince’de kelime anlamıyla “bir şeylerin ortasında” anlamına gelir. Hikaye orta noktadan başlar, sonra başa döner, o orta noktayı tekrar yakaladıktan sonra da sona devam eder. Yazarlar bunu genelde eğer hikayenin orta noktası çok merak uyandırıcı veya dramatik olarak güçlüyse yaparlar, bir diğer kullanımı da izleyici / okuyucuyu şaşırtıp, hikayenin çıtasını hemen yükseltmektir.

Nerede görüyoruz: Jon Favreau’nun ilk Iron Man filmi buna mükemmel bir örnektir. Film direkt olarak Tony Stark’ın terörist Ten Rings örgütü tarafından kaçırılmasıyla başlar, 36 saat öncesine döner ve sonrasında o noktadan itibaren devam eder.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap