“Cehalet mutluluktur” diye avunanlara kötü bir haberimiz var.

Bazı dahilerin yaşamından yalnızlık, öfke, bunalımın eksik olmadığı örnek verilir. Ünlü yazar Ernst Hemingway “Zeki insanların mutlu olduğuna pek rastlanmaz” diyordu.

Zeki insanların mutsuz olabileceği algısı ilk olarak 1926 yılında ortaya çıktı. Psikolog Lewis Terman, zeki çocuklar üzerine bir IQ testi uyguladı. Terman uyguladığı zeka testinden sonra bu zeki çocukların tüm hayatını gözlemlemeye başladı.

Çoğu zengin ve ünlü olmuştu. Maaşları ortalamanın iki katı civarındaydı. Ama grup üyelerinin tümü psikolog Terman’ın beklentilerini gerçekleştirmedi. Bazıları sıradan bir polis memuru, denizci, ya da sekreter olmuştu. Bu nedenle Terman “zeka ve başarının doğru orantılı olmayabileceği” sonucuna vardı. Bu kişilerin zeki oluşu mutlu olacakları anlamına da gelmiyordu. Yaşamları boyunca onlar da boşanma, alkolizm ve intihar gibi sorunlar bakımından ulusal ortalamada seyretmişlerdi.

Terman’ın ortaya attığı bu fikirden sonra zeka ve mutluluk arasındaki ilişki, yıllar içinde farklı temeller altında şekillendirildi. Kimi psikologlar zekanın mutluluğu engellediği düşüncesi içinde oldu kimileri zeki insanların daha mutlu olabileceğini ifade etti.

Yalnız anlatılmayan bambaşka bir şey vardı. Zeka ama neye göre zeka? Zeki olarak tanımlanan kişi, 8 zeka tipinden hangisine yakın? Nasıl bir geçmişten geliyor? Bu ve bunun gibi sorular, zeka ve mutluluk ikilisinin klişelerden sıyrılmasına yol açtı.

Öncesinde yapılan araştırmalar zekanın endişeye yol açtığını ve bu nedenle mutsuzluğu tetiklediği ifade edilirdi. Oysa araştırmacılar, zeki insanların daha çözüm odaklı hareket edebileceklerini ortaya çıkardı.

Tüm bunlarla birlikte zeka – mutluluk üzerine yapılan araştırmalar, bu çiftin sonunda bir araya gelmesini sağladı.

Florida Üniversitesinden Timothy Judge ve Michigan State Üniversitesinden 2 akademisyenin yaptığı bir araştırmada IQ ile ölçülen analitik zeka ile ruh sağlığı ve mutluluk arasındaki ilişki ölçüldü. Araştırma sonucunda zeka arttıkça ruh sağlığı ve mutluluk gibi kavramların da arttığı ortaya çıktı.

Adrian Furnham tarafından yapılan başka bir araştırmada duygusal zeka ile mutluluk arasında yine güçlü ve pozitif bir korelasyon bulundu. Buna göre analitik zeka ile mutluluk arasındaki pozitif korelasyonun yanı sıra duygusal zekanın mutluluğa etkisi daha büyüktü.

Hala zekanın mutluluğu olumsuz etkilediğini düşünenler de var

Tabi Terman’ın başta ortaya attığı fikir de bu esnada desteklenmeye devam etti. “Çocuk psikolojisinin babası” olarak tanınan ve meşhur “Romanya’daki öksüz çocuk” araştırmasıyla çok sayıda ödül toplayan Michael Rutter ortaokul çağındaki çocuklara yaptığı IQ testinin sonuçlarını yıllar sonra incelediğinde IQ  testinde yüksek puan çocukların kariyerinde daha başarılı olduğunu ve daha mutlu olduklarını ortaya çıkardı.

Zekadan ziyade rasyonellik mutluluğu kısıtlıyor

Yıllardır rasyonellik testi üzerinde çalışan Toronto Üniversitesi’nden Keith Stanovich, adil ve ön yargısız karar verme yetisinin IQ seviyesi ile ilgili olmadığını söylüyor.

Hatta algısal testlerde yüksek sonuç alanlar başkalarının hatasını kolaylıkla tespit edip eleştirirken kendi yanlışlarına karşı daha az acımasız oluyorlar.

Stanovich bu ön yargılara toplumun her kesiminde rastlandığını, fazlasıyla zeki insanların bile mantıksız davranabildiğini söylüyor.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap