Yeni keşfedilen 10.000’in üzerinde renkli cam boncuk ve cam yapımı aletler, Nijerya’nın güneybatısındaki antik şehrin, Batı Afrika’daki camcılık sanatında ustalaşmış ilk yerlerden biri olduğunu gösteriyor.

Buluntuların, Ile-Ife antik kentinde yaşayanların yerel malzemeler kullanarak kendi camlarını ürettiklerini gösterdiğini belirten, Harvard Üniversitesi Hutchins Afrika ve Afro-Amerika Araştırmalar Merkezi üyelerinden Afrika Arkeolojisi uzmanı Abidemi Babola, “artık biliyoruz ki en azından MS 11 ila 15. yüzyıllardan itibaren sahra altı Afrika’da temel cam üretimi söz konusuydu” diyor.

Buluntuların yer aldığı Ile-Ife Antik kenti bugün Afrika’da bir etnik grup olan Yoruba’ların atalarının evi. Babalola ve meslektaşlarının aktardığına göre Yoruba halkı, Ile-Ife’yi çeşitli tanrılarının efsanevi doğum yeri olarak görüyor. Araştırmacılara göre Ile-Ife, aynı zamanda 12. ve 15. yüzyıllar arasında üretilmiş, bakır alaşımı ve topraktan oluşan heykelcikleriyle ünlü.

Araştırmacılar, bu figürlerin bazılarında dekoratif amaçlı cam boncuk kullanıldığını belirtiyor. Ayrıca, arkeologlar Ile-Ife’nin eski tapınaklarında, cam eritmek için kullanılan potalar/seramik kaplar da buldu.

Peki bu cam boncuklar nereden geliyordu? Çoğu araştırmacı, bu boncukların ticaret yoluyla, muhtemelen Akdeniz bölgesinden veya Orta Doğu’dan geldiğini düşünüyor.

Babalola ve bazı araştırmacılara göre ise cevap çok daha yakında bulunuyor. Bunu öğrenmek için Babalola, Ile-Ife’nin arkeolojik alanlarından biri olan Igbo-Olokun’a gitti. 2011’den 2012’ye kadar çeşitli yerlerde kazılar yaptı ve yerel cam üretiminin kanıtlarını araştırdı. Bu kazılar sırasında yaklaşık 13.000 boncuk, 812 adet cam eritme potası, 403 adet seramik silindir parça (pota kapaklarını işlemek için kullanılan çubuklar), neredeyse 3 kiloluk cam hurdası ve yaklaşık 14.000 tane çanak çömlek parçasından oluşan hazine değerinde bir depo keşfetti. Babalola, henüz camı eritmek için kullanılan herhangi bir fırın bulamasa da, cam moloz bolluğu ve sırlanmış kil parçalarının varlığı, bu ocakların yakınlarda olduğuna işaret ediyor.

Babalola, bulunan boncukların çoğunun çapının 5 milimetreden az olduğun ve mavi, yeşil, kırmızı, sarı veya çok renkli olduğunu belirtiyor.

İncelenen boncuklar, işlenmiş olarak adlandırılıyor çünkü zanaatkarlar boncuk deliklerini oluşturmak için hava kabarcıklarını içeren özel bir teknik kullanmışlar. Hindistan’daki zanaatların bu tekniği MÖ 4. yüzyıldan itibaren kullanmaya başladığı biliniyor ancak aradaki mesafe uzunluğu göz önünde bulundurulduğunda, Babalola ve meslektaşları, Batı Afrikalıların bu tekniği bağımsız bir şekilde geliştirdiklerini ileri sürüyor. Babalola bu iddiayı desteklemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.

Batı Afrikalıların, bu boncukları yaptıktan sonra, ticaret yoluyla onları uzaklara da ulaştırdıkları düşünülüyor. Araştırmacılar, aynı bileşenlerden oluşan boncukların Mali dahil olmak üzere ve Nijer Nehri boyunca üst Senegal Bölgesinde de bulunduğunu belirtiyor.

Babalola, bulguların ayrıca, Batı Afrikalıların teknolojik anlamda daha önce düşünüldüğünden daha ileri olduklarını gösterdiğini belirtiyor ve ekliyor: “Çok gelişmiş el sanatlarından bahsediyoruz. Bu camı yapabilmek için ne yaptığını iyi bilen, bilim ve teknolojiden oldukça iyi anlayan insanlar gerekiyor.”

Kaynak: Arkeofili


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap