Günümüzde antibiyotik tedavisine cevap vermeyen enfeksiyonlar gittikçe yaygınlaşan bir problem. Ortak enfeksiyonların bir kez daha öldürme riskinin olduğu antibiyotik sonrası döneme dönüş, modern tıp camiasında tartışılıyor.

Mevcut eğilimler devam ederse, organ transplantasyonu, eklem replasmanı, kanser kemoterapisi ve preteratal bebek bakımı gibi sofistike müdahaleler üstlenmek daha zor hatta tehlikeli hale gelebilir. Zamanla etkisi azalan antibiyotiklere hiçbir müdahale yapılmazsa, sıradan bir bakteri enfeksiyonuna karşı tek bir antibiyotik tedavisi bile yakın gelecekte işe yaramayacak.

Tabii durumun bu şekilde kalması olası bir durum değil. Bu sorunun çok öncesinden beri farkında olan bilim insanları ve birçok organizasyon, en kötü senaryonun önüne geçmek adına birçok çalışma başlattı. Bu çalışmaların arasında farkındalık bilinci yaratmak ise en başta geliyor.

Bilim insanları öncelikle direnişin hiçbir zaman bitmeyeceğinin altını çiziyor. İnsanlar gibi bakterilerinde bir DNA'sı var ve şartlara göre bu DNA değişebilir. Bunun sonucunda tedaviye direnç gösteren bakteriler konjugasyon -basit çiftleşme- geçirerek tedavinin kendisini yok etmesini önleyecek şekilde güçlenebilir. Bununla beraber değişen dirençli bakteriler genleri aracılığı ile diğer canlıya aktararak çoğalabilir. Tıpkı zamanında yapılmış Penisilin tedavisi gibi mutasyon geçiren bakterilerin bir süre sonra enfeksiyonu önlenemez hale getirdiği gibi.

Direnci kırmak için yeni yollar aranıyor

Direnç gösteren bakterilerin çözümü için süren çalışmalar tahmin edilenden de fazla. Biyo-etken maddenin üretimini sağlayan farklı gen sekansları aranırken antibiyotik tedavisi için mantar DNA'sı üzerinde çalışmalar devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Melbourne Üniversitesi doktora öğrencisi Shu Lambu'dan gelen direnci kırabilecek sentetik polimer buluşu ise umut vaat edebilir.

Antibiyotiklere karşı direnç farkındalıktan geçiyor

Toplum bilincinin yapılan çalışmalardan çok daha önemli olduğunu söyleyen bilim insanları bu bilincin oluşması için birçok organizasyon ve tanıtımın küresel anlamda bir an önce arttırılması gerektiğini vurguluyor. Antibiyotik kullanımının kritik enfeksiyonlar dışında azaltılması direniş için atılabilecek en büyük adımlardan. Antibiyotiğin ateş düşürücü, ağrı kesici gibi her şeyde kullanılması gereken bir çözüm olduğu inancı ne kadar erken terk edilirse o kadar başarılı sonuçlar alınabilir.

Sadece toplum için değil doktorlar için de düzenlenen eğitimlerde antibiyotiğin reçetelere yazılımının azaltılması yönünde uygulamalar yapılıyor. Küresel olarak çoğu ülkede yasaklanan anti-bakteriyel sıvı sabunlar ise alınan önlemlerden sadece biri.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap