Kamyon, TIR ve otobüsler daha önce iki köprüden de en düşük 6 TL, en yüksek 15 TL ödeyerek geçip dönerken, şimdi 2 katını ödemek zorundalar. Ama sorun şurada, bu köprüden geçebilmek için zorunlu olarak otoyoldan geçiyor. Böylece, Anadolu’dan ya da Gebze gibi lojistik noktalarından gelen ağır taşıtlar hem gidişte, hem de dönüşte ödeme yapıyor. Bu maliyeti hiçbir şirket kârından yiyerek karşılamaz, zam yapar.

Köprünün ve bir bölüm bağlantı yollarının açılması ile birlikte idari bir karar da yürürlüğe sokuldu. O da, tüm otobüs, kamyon ve TIR trafiği için bu köprü ve güzergahı zorunlu kılındı. Böylelikle diğer iki köprüden geçiş yasaklandı. Yeni köprünün artırdığı lojistik maliyetleri ise sofraya kadar uzanabilir.

Yavuz Sultan Selim’in etkileri

  • Birincisi, YSS Köprüsü’ne zorunlu olarak yönlendirilen ağır taşıtların, kent içi arterlerden bu güzergaha girebilmeleri için var olan bağlantı yolları dar olduğundan, giriş ve çıkışlardaki trafik felç oldu. Trafiği rahatlatmak için trafik boğulmuş oldu. Bu karar yürürlükte olduğu sürece 2018’e kadar böyle olacak.
  • İkincisi ve asıl sorun şurada; ekonomide dağıtım kanallarının lojistiği olan kamyon ve TIR’ların geçiş maliyet yükleri birden bire artıverdi. Hem daha pahalı bir geçiş ücreti olan köprüden geçme zorunluluğu ile, hem de bağlantılardaki boğulan trafik nedeniyle.

Yıllık 2-3.5 milyon maliyet artışı

YSS Köprüsü’ne zorunlu olarak girmek zorunda kalan iki akslı bir kamyonet ya da kamyon Avrupa’dan Asya’ya (Mahmutbey-Paşaköy) 51.1 TL öderken, dönüşte 37.95 olmak üzere toplam 89.05 TL ödüyor artık. Üç aksı olan kamyon, TIR ya da otobüsler ise aynı güzergahta toplam 114.60 ödüyor. Birinci ve ikinci köprüden geçerken en fazla 15 TL ödeyen yük taşıyıcı kamyonetlerin maliyeti kabaca 80, kamyon ve otobüslerin maliyeti ise 100 TL artmış oldu. Böylece mal dağıtım bedeli ortalama aylık 300 bin TL, yıllık 3.5 milyon TL artmış oluyor.

Zam olarak yansır

Karayolları Genel Müdürlüğü verilerine göre; 2015 yılında İstanbul Boğazı’ndaki iki köprüden geçen ağır taşıt sayısı günlük 60 bini geçiyor. Bunların çok büyük bir bölümü kamyon ve TIR; yük taşıyorlar. Bu yükün de önemli bölümü, bu büyük metropole ya da buradan ham madde ve mamul ürün taşıyor.

Peki şimdi ne olacak? Şu olacak; devasa bir metropolün tüm dağıtım kanalına etki eden taşıma maliyetleri kayda değer ölçüde artarken, nihai olarak soframıza enflasyon olarak yansıyacak. Yukarıdaki örnekten hareketle, yıllık 1 milyon dolarlık bir maliyeti hiçbir şirket kârından yiyerek karşılamaz. Nihai alıcıya zam olarak yansıtılacaktır.

Kaynak: Hürriyet


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap