23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye’de ve dünyada bütün coşkusuyla kutlanırken, Ontrava olarak bu özel günde sizi, anlatacak çok şeyi olduğuna inandığımız minik bir arkadaşımızla baş başa bırakıyoruz. Giresun’da öğrenci olan Merve Eda Geçer’in bu düşündürücü yazısı umarız biraz olsun çocuklarımızı anlamaya yardımcı olur. Keyifli okumalar;

Bu aralar pek çok bayramımız var. 23 Nisan, 19 Mayıs, Anneler Günü. Hepsinin içinde de bir öğretmen oluşu dikkatimi çekti. Öğretmenler birçok insanın hayatında büyük bir yer kaplar.

Herkesin “Öğretmen nedir?” sorusunun cevapları farklıdır. Her şeye hatta öğretmene bile bakış açısı farklıdır. Kimi öğretmenleri benimser, sever kimi de öğretmeni benimsemez, gereksiz bulur fakat pişman olur. Bana göre öğretmen “hayat” tır.

Öğretmen hayattır. Bana göre öğretmenler yumuşak olmalı. Yani öğrencilere gözdağı verip, onları tehdit etmemeli. Bu onun zararına olur çünkü öğrenciler bundan etkilenir, zarar öğrencileredir. Bir kere öğretmen okula; “Bugün bilgi öğretmeliyim” düşüncesiyle gelmeli. Öğretmen yaramaz bir sınıfa ders işlemeye girerken “Öf yine mi bu sınıf!” diye girmemeli. “Hadi bakalım, bugün daha iyi bir sınıf görürüm” diye girmelidir.

Öğretmenin hakiki görevi bilgi öğretmek değildir aslında. Herkes öğretmenin görevini “bilgi anlatmak, öğretmek” diye bilir ama öğretmenin asıl görevi öğrencilere kendi tecrübesini yansıtmaktır. Bilgi herkesten öğrenilir, ama tecrübe bulunmaz.

Bir öğrenci olarak öğretmenlerden çok mu şey istiyorum, hayır. Benim istediğim sadece samimi davranış ve ayrımcılık olmaması. Mesela sınıfın en çalışkanı, öğretmene bir soru sorar; öğretmen cevaplar veya sınıfın dersle alakası olmayan öğrencisi öğretmene bir soru sorar  ve öğretmen cevaplama isteği bile duymaz. Bu nedir? Her kişide akıl vardır, aklı kullanmasını bilmeliyiz sadece. Öğretmende bu aklı çalıştırmaya hedeflemeli, öğrencileri eleştirmeyi değil.

Yazımın sonlarına gelirken öğretmenlerimden bahsedeceğim. Benim birinci öğretmenim; Atatürk. İlk başöğretmen, ilk öğretici Atatürk. Ben onun sayesinde klavyeye bu harflerden basıyorum. Sizler onun sayesinde bu yazımı kolaylıkla okuyorsunuz. Hepimiz, onun sayesinde öğreniyoruz.

İkinci öğretmenim; Annem. Onun sayesinde buralardayım, onun sayesinde oturuyor, kalkıyorum. Onun sayesinde gülüyorum hayata. Onlar benim, sizin, hepimizin öğreticisidir. Anne yürütür bizi, anne okur bize ilk masallarımızı.

Benim öğretmenler hakkında düşüncem bu kadardır. Son bir cümlem ise şu olacak; her öğretmenin bilinçlenmesi, Türkiye’ye yeni ve ışık saçan öğrenciler yetiştirilmesi benim en büyük dileğim. Hoşça kalın.


Emoji ile Tepki Ver

Ontrava Bülten

Bültenimize abone olmak için E-Posta adresinizi bırakın.

Spam yapmayacağız, söz veriyoruz.

Yorum Yap